Ali Baba ve 40 Haramiler

http://digitalslr.com.tr/Images/Thumbs/Editor/1812-6.png

   Fotoğrafa başlarken kendi kendine söz veren ve bu sözü 33 senedir tutan Muammer Yanmaz, lisede başladığı fotoğraf yolculuğuna birçok proje, fotoğraf kursu ve Nikon Türkiye marka elçiliğini sığdırarak devam ediyor.

   Fotoğrafı lisede keşfeden fotoğrafçıya hikayesinin nasıl başladığını sorduğumuzda şöyle anlatıyor: “Ben fotoğrafa lisede başladım. 16 yaşındayken kendi kendime bir söz verdim başka işten para kazanmayacağım diye ve ondan sonra da öyle devam etti. Şimdi 49 yaşındayım demek ki 33 senedir fotoğrafın içerisindeyim.” Üniversitede de fotoğrafa devam ettiğini belirten Muammer Yanmaz daha sonra mesleki olarak da Aktüel dergisi ve Hürriyet Gazetesi’nde çalışmış. Ardından reklam fotoğrafçılığına geçiş yapan fotoğrafçı 95 yılından beri reklam fotoğrafçılığına da devam ediyor ve hikayesinin devamını anlatıyor: “ 2000 yılından itibaren de yoğun bir şekilde fotoğraf projeleri üretiyorum. 2004 yılından beri de fotoğraf dersleri veriyorum 40 Haramiler Topluluğu altında. Fotoğrafı keşfettiğim zaman sarıldım ona ve insanlara verilecek en güzel hediyenin fotoğraf olduğunu düşündüm çünkü insanlar için çok değerli. İnsanlar iyi fotoğrafları hayatları boyunca saklamak istiyorlar. Fotoğrafın insanların üzerindeki etkisini görünce fotoğraf bana her bakımdan iyi geldi. Zaten uzmanlığımda benim portre fotoğrafçılığıdır, en sevdim konudur.”

   Konu portreye gelince ona portre çekmenin önemli noktalarını soruyoruz ve kendisi hakkında bizi şaşırtan bir yönünü öğreniyoruz çünkü 40 Haramiler’in Ali Babası Muammer Yanmaz’ı tanıyorsanız ne kadar neşeli ve konuşkan olduğunu bilirsiniz. Fakat bilmediğiniz ve bizim de yeni öğrenip şaşırdığımız yönü ise kendisinin 10’lu yaşlarından itibaren utangaç bir çocuk olması ve bu durumun portre çekmede onu farklı bir açıdan geliştirmesi. “10’lu yaşlarımda ben utangaç bir çocuktum. Karşı tarafı çok incelerdim çünkü çok fazla konuşacak bir şeyiniz olmazsa incelemeye başlıyorsunuz. Demek ki portre fotoğrafında incelemek önemli. İncelediğiniz zaman karşı tarafın kişiliği hakkında bilgiler edinmeye başlıyorsunuz bütün o mimikleri, bakışları, yaklaşımları… Kendi kafanızda o sırada o insanla ilgili hikayeniz oluşmaya başlıyor. Yani ben bu insanı nasıl çekmeliyim? Öyle bir an oluyor ki deklanşöre basma isteğinde bulunuyorsunuz o zaman hikaye kendiliğinden oluşuyor zaten. Demek ki burada bir farkındalık önemli. Birçok fotoğrafçı portre çekerken aslında o karar anı dediğimiz deklanşöre basma anını çok önemsemiyor ve bir anda basıyor. Bastığı zamanda ifade yüze oturmuyor. Fotoğraflarda çok farklı ve değerli olmuyor. Benim burada yaptığım şey özellikle insanları incelemek ve doğru anda deklanşöre basmak.”

   Seyahat fotoğraflarına da aşina olduğumuz Muammer Yanmaz’ın birçok ülkede fotoğrafı var. Peki seyahatlerinde hangi makine ve lensi tercih ediyor ve tercihleri neye göre değişiyor? Kendisi uzun zamandır Nikon kullancısı ve son çıkan makineleri seviyor. Ayrıca hızlı ve hareketli objeleri dondurmayı da sevdiği için bir tane makinesi genelde Nikon D5 oluyor. D5’in üzerinde de yine çok sevdiği objektifi 70-200mm f/2.8 kullandığını belirten fotoğrafçı onunla da hem yakındakileri hem uzaktakileri çekme şansı bulduğunu belirtiyor.  

 

Yazının devamını 67. Sayımızda bulabilirsiniz.

 

 


Copyright 2016 - Digital SLR Photography