Fotoğrafla Değişen Hayat

   Sefa Yamak, babasının inşaat işini devam ettirirken fotoğrafa geçme kararı alıyor ve her şey bundan sonra başlıyor. Evet her şey bundan sonra başlıyor diyoruz çünkü onun tahmin etmediği şeyler beklenmedik anlarda oluyor! Kulağa farklı gelen bu hikayenin nasıl başladığını ondan dinleyelim mi? “Şantiye sabah 7-8 gibi başlar akşam 17.00 dedin mi hayat biter; yapacak hiçbir şey yok her yer dağ bayır, aslında boş zamanlarımı değerlendirme de diyebilirim fotoğraf için. Ama benim fotoğrafa ufaklıktan gelen bir merakım vardı. Anneannemlerin kapı komşusu Türkiye’nin ilk rehberlerinden biri olan Zeki amcanın evine giderdim o da bana analog makinelerini verirdi. Ben onlarla oynardım, oradan bir merakım vardı. Sonrasında o şantiye hayatında vaktin olunca, şehir dışındasın devamlı yapacak bir şeyin yok, boş zamanlarımı değerlendiriyordum. Bir gün İstanbul’a geldiğimde Hayyam Pasajı’na gittim ve bir tane fotoğraf makinesi aldım. Baya böyle uzay mekiği gibi, o düğmeler nedir ne değildir bilmiyorum ve o zaman Youtube’da bu kadar içerik de yoktu bende bir sürü kitap aldım çekim teknikleri nedir gibi ve her gün her hafta bir tekniği deneye deneye öğrendim. Totaline baktığında fotoğrafla uğraşmaya başlayalı 15 sene oluyor ama profesyonel olarak 6 senedir uğraşıyorum. Sosyal medyanın çıkmasıyla birlikte müşteriler gelmeye başladı hiç hesapta yokken, o sıra keyfi kullanıyordum, bir anda Samsung Türkiye geldi proje yaptık sonra Hilton’la yaptık daha sonra da devam etti.”

   Sosyal medya hepimizin hayatını hatta işini de etkilediği gibi Sefa Yamak’ı da etkilemiş. Peki gerçekten sosyal medyanın fotoğrafta önemi çok büyük mü? Fotoğrafçı bu konuyla ilgili şöyle söylüyor: “Sosyal medyanın sonu yok, uçsuz bucaksız gidiyor nerede duracağı belli değil; Instagram’ın zaten hiç belli değil. Sonuçta ben fotoğrafta para kazanmaya oradan başladım, ister istemez oraya devamlı müşterilerimin olduğu bir alan gibi bakıyorum, müşteri olabilecek profiller de orada dolaşıyor artık hani fotoğrafçı yazıp da Google’dan aramıyor insan hashtaglere bakıyor. Ne kadar fazla bilinirliğini artırırsan o kadar çok para kazanıyorsun bu işten. Adamın ilgisini çekiyor, giriyor seni takibe alıyor aklına fotoğrafla ilgili bir şey geliyor dur bakayım Sefa Yamak’ı takip ediyorum onun yaptığı işler neler diyor oradan denk geliyor veya ajanslar sosyal medya için seni bulduğunda tanışıyorsun, kendini onlara anlatıyorsun benim yaptığım ayrıca bu işler de var diye hem insanların aklında kalmaya başlıyorsun hem de networkün gelişiyor. Sosyal medyada çektiğim projeyle ilgili fotoğraf paylaştığımda hani Bingöl’deki tren istasyonunun raylarını, Zigana Tüneli’nin fotoğraflarını veya Türkiye’nin en büyük tüneli Ovit’in fotoğraflarını paylaşsam kimsenin ilgisini çekmiyor ama Karadeniz’de yaylaları paylaşınca “aa ne güzelmiş” oluyor. İster istemez paylaşımlarımı o şekilde yapıyorum ama şimdi hikayeler olduğu için farklı projelerimi de hikayemde paylaşıyorum.” Sosyal medyadan kendisini takip etmiyorsanız mutlaka edin çünkü birçok harika fotoğrafla karşılaşacaksınız! Ayrıca belki siz de ondan kendi hesaplarınız için birkaç ipucu yakalayabilirsiniz :)

   Sosyal medya demişken daha önce duymayanları şaşırtacak bir haber verelim: Instagram sergisi! İlki Amerika’da yapılan bu sergiyi Türkiye’ye taşıyarak bir ilki gerçekleştiren fotoğrafçı “neden böyle bir şey olmasın ki” diyerek karar vermiş bu çalışmasına. “Amerika’da böyle bir Instagram sergisi yapılmıştı. Orada yapan kişi kendi fotoğrafları üzerine değil en çok beğenilen fotoğraflar üzerine yapmıştı; teliflerini alıp bastırmıştı ve baya bir ilgi çekmişti. Sonra benim aklıma geldi neden böyle bir şey olmasın diye, screenshot alınmış gibi baskılar. O şekilde yaptık o da bir 15-20 gün sürdü ve güzel bir ilgi gördü.” Hem Türkiye’nin hem de dünyanın birçok farklı şehrine giden fotoğrafçıyı daha çok portre ve manzara fotoğraflarıyla biliyoruz. Bu alanlarda fotoğraf çekmesi aslında onun için kendiliğinden gelişen doğal bir süreç. Sosyal medyayı aktif olarak kullanmaya başlayıp belli bir noktaya gelene kadar profili sadece siyah beyaz sokak veya portre fotoğraflarından oluşan fotoğrafçı hiç renkli fotoğraf paylaşmıyormuş. Fakat hayatını fotoğrafçı olarak idame ettirme kararı aldığında profesyonel olarak ayakta durmak zorunda olduğunu ve ister istemez fotoğraflarına manzara da katması gerektiğini çünkü insanların ilgisini çektiğini söylüyor bize. “Ama tabii ki de portre başka bir şey. Sürekli manzara çekince senin fotoğraf gözünü de yoruyor” diye de ekliyor fotoğrafçı.

   Peki çekimlerinde hangi ekipmanları kullanıyor? Canon 5DS R’ın yanında sokakta 16-35mm veya 24-70mm geniş açı, portrede ya 70-200mm ya da 85mm kullanıyor ve ekliyor “Yerine göre değişiyor ama keskinliği açısından 85mm’i daha çok seviyorum. Sabit lensleri daha çok tercih ediyorum, 50mmle çok rahat ediyorum Hindistan’da o sıcağın altında 50mm çok rahat oluyor, mesela arkada bir duvar oluyor yazı oluyor bir manzara oluyor o fonda güzel oturuyor insan ama genelde İstanbul’da sokak fotoğrafı çekmeye çıkarsam ya 16-35mm ya da 50mm’yi kullanıyorum.” Sokakta portre çekmek genellikle uğraştırır. Birçok dış faktörün yanı sıra portresini çekmek istediğiniz kişinin buna izin vermesi de gerekir. Yamak’a portre fotoğraflarını nasıl çektiğini soruyoruz; “Bazen yönlendirme yapabiliyorum bazen anlık oluyor birden çekiyorum o değişiyor. Bazen bir surat bir mizaç görüyorsun bunu çekmem gerekiyor diyip kovalıyorsun onu en doğal haliyle yakalayayım diye. Ama bazen de olmuyor kötü duruyor ya da ışık çok terste kalıyor beceremiyorsun bir sürü sıkıntı oluyor. Benim en başta yaptığım şey konuşmak. Konuşup izin istiyorum; zaten biraz da anlıyorsun izin verir mi vermez mi. İnsanların davranışlarını incelemek gerekiyor; bu adam üçüncü adımında sağ ayağını atar, biraz eğilirsem arkadaki kadını yakalarım gibi. Öngörülü de fotoğraf çekmek lazım sokakta. İnsanların hareketlerini, davranışlarını gözlemlemek gerekiyor. Ufaklıktan beri insanları hareketlerini gözlemlerim; e tabii ufaklıktan gelen birikimle de öngörü de bulunabiliyorsun ne yapar ne eder diye.”

Röportajın devamı 68. sayıda.


Copyright 2016 - Digital SLR Photography