FUJIFILM X-E3 İncelemesi

   İLK ÇIKTIĞI ZAMANLARDA retro-tarz kameraların basit bir hevesten öteye gidemeyeceğini düşünenler rangefinder-stil kameraların yıllar içerisinde piyasadaki kesintisiz istilasına şaşkınlık içerisinde şahit olmuşlardır. En son teknolojileri klasik tasarımın içerisine yerleştirmek o kadar popüler oldu ki, birçok kamera üreticisi DSLR ve aynasız modellerini retro-tarzında tasarlamaya başladı.
 
 
 
   Kameralarının büyük kısmı klasik bir görünüme sahip olan Fujifilm, bu nostaljik tarzın yeni akım olacağını en önde destekleyen firmalar arasında yer aldı ve X-serisi kameralarının tasarımında klasik rangefinder ve SLR tarzına yer verdi. Bu konuda size Fujifilm’in en iyi örneklerini vermemiz gerekirse hibrit-rangefinder X-Pro2 modelini ve SLR-tarz X-T2 modelini söyleyebiliriz. Fujifilm firması en yeni kamerası olan X-E3 modelinde şık ve minimalist tasarım ile birlikte yüksek teknik özelliklere yer vererek kendisine seyahatlerde eşlik edecek çok kompakt ve hafif bir kamera arayan (batarya & hafıza kartı dahil 337gram) ama aynı zamanda lensi değiştirilebilen ve yüksek çözünürlüklü fotoğraflar yakalamak isteyen kullanıcıları hedeflemiş. X-E3’ü Fuji’nin resmi satış kanallarından sadece gövde veya 18-55mm zum lensli ya da 23mm geniş-açı lensli olarak satın alabilirsiniz.
 
 
   Olumsuz hava koşullarına karşı özel koruması bulunmasa da X-E3 elinize ilk aldığınızda dahi metal üst kısım ve gövdesinin genelindeki plastik malzemesiyle yüksek kalite hissiyatını size veriyor. Dikdörtgen gövdesi kompakt ve ince yapısı ve ufak tutma bölümüyle makul düzeylerde. Kameranın üst bölümünün sol tarafında herhangi bir tuşa yer verilmezken ana kadranlar ve fonksiyon butonlarının çoğu sağ tarafa yerleştirilerek ihtiyaç halinde tek elle kullanım hedeflenmiş. Tuş sayısı mümkün olan en azda tutularak ve mevcut olanlar da güzelce işaretlenerekkameranın kullanım kolaylığı artırılmış. Kameranın üst bölümünde enstantane hızı ve pozlama telafisi kadranlarına, açma/ kapama anahtarına, deklanşör butonuna, Fn butonuna ve Auto anahtarına yer verilmiş. Auto anahtarını çevirdiğinizde kamera Sahne modlarına geçiş yapıyor (Menu sisteminden seçiliyor) Kameranın arka tarafında ise motor modu, oynatım ve AE-L (Auto-Exposure Lock) gibi fonksiyonları etkinleştiren çeşitli butonlar yer alıyor. Kamerada dört-yönlü kontrol düğmelerinin olmamasını garipsedim ama AF noktalarını hızlıca seçmeye yardımcı olan minik joystick beni sevindirdi. Sağ tarafta AF-L butonunu ve onun hemen altında kameranın temel fonksiyonlarına hızlı erişim sağlayan Q butonunu görüyorsunuz. Bu buton muhtemelen kolayca basabilmemiz için buraya yerleştirilmiş ama ben yanlışlıkla birçok defa bastığımı belirtmeliyim. Tuşları kişiselleştirmeyi seviyorsanız X-E3’te kişiselleştirilebilir özellikli birçok buton bulacaksınız. X-E3’ün mükemmel elektronik vizörünü vurgulamamız gerekiyor; 2,360,000-nokta çözünürlüklü OLED ekranı sayesinde yüksek kalitede görüntüler sunan vizörde pozlama bilgisi ve AF noktaları da dahil olmak üzere oldukça geniş kapsamlı bir bilgi katmanı bulunuyor.
 
 
   3inç LCD ekranının hareket kabiliyeti olmasa da 1,040,000-nokta çözünürlüğüyle keskin ve parlak görüntüler sunarken dokunmatik özelliği sayesinde kameranın fonksiyonelliğini artırıyor. AF noktasının nereye denk geleceğini seçmek gibi standart dokunmatik ekran kullanımının yanı sıra ekranı dört yönde kaydırarak fonksiyonlar arasında geçiş yapmayı veya dokunmatik AF özelliğini seçmeyi sağlıyor ve böylece dört yönlü kontrol tuşlarının eksikliğini telafi ediyor. Dokunmatik AF özelliğiyle vizörden bakarken bir yandan da parmağınızla AF noktasını hareket ettirebiliyorsunuz; gerçi ben kullanırken zorlandım çünkü sol gözle kullandığım için burnum sürekli ekrana dokundu ve AF noktasını benim istemediğim yerlere sürükledi.
 
 
 
Yazının devamı 69. sayımızda

Copyright 2016 - Digital SLR Photography